google9795033e2420e1cd.html Cemology Onuncu köy: Yolsuzluklar ve AKP
'Bu ülke batının emperyalizminden, doğunun da vicdan sömürüsünden kurtulursa ancak o zaman aydınlık günlere kavuşur'
M.Kemal ATATÜRK

Cemology Onuncu köy Yazarlar

Yolsuzluklar ve AKP

Şafak Tomruk 11 Eylül 2008
classicmusic@mynet.com

Sevgili okurlar,yazılarıma başladığım son dört günde Ankara'nın Keçiören bölgesindeki AKP'li belediye terörünü yazmıştım. Bu yazı serisini yazmaya başladığım ilk gün Deniz feneri yolsuzluğu, hemen ardından da Gaziantep belediyesindeki yolsuzluk iddiaları ortaya atıldı. İddia derken resmen belgeli bir soygundan bahsediyorum. Yolsuzlukların üzerine gideceğim, tam gırtlağından yakalayacağım naralarını sıkan Recep Tayyip Erdoğan'nın Boşbakanlığında AKP hükümeti hedef saptırmak için Doğan Medya Gurubu ile kavgaya başladı. Hemde şantaj yapmak suretiyle bunu yaptı. Şantaj yapmanın kanunen suç olduğunu bildiği halde.

Dün Keçiören' deki eşkiyalıkla ilgili yazımı bitirirken şöyle demiştim;
''Bu konu burada noktalansa bile AKP iktidarı tepemizde durdukça, muhtemelen daha pek çok buna benzer olaylarla karşılaşacağız.''

Gerçi Doğan gurubu ile kapışması iyide oldu sayılır,bu sayede hepimiz dönen dolapları,kirli çıkar ilişkilerini bir bir görmeğe devam edeceğiz. Tek sesli medya yaratma gayretleri, muhalif sesleri susturma çabaları ile kafa yoran iktidar,menfaat ayrılığı ortaya çıkınca Doğan gurubuna saldırdı. Daha önce ahbap çavuş ilişkileri ile yürüyen bu birliktelik artık sona geldi gibi görünüyor. Doğan gurubu yapılan yolsuzlukları,gericiliği görmezden geliyor, AKP' de istedikleri ne varsa herşeyi sorumsuzca peşkeş çekiyordu.

Alman yargısının çarşaf çarşaf yayınladığı belgelerle, sanıkların itiraflarıyla büyük bir yolsuzluğu açıklarken bizim savcılarımızdan, hukuk sistemimizden tık yok. Daha ne bekleniyor. Bu gibi yolsuzluklar başka ülkelerde bomba etkisi yapar,anında hükümetler istifa ederler, ama burası artık yüce Atatürk'ün kurduğu Laik Cumhuriyet hedefinden saptığı için her şey olabiliyor.Evet Anayasamızda Türkiye Cumhuriyeti Laik, Üniter bir Hukuk Devletidir diye tanımlanıyor ama tüm bu gördüklerimiz öyle bir intiba bırakmıyor.Ulusumuzun tek kurtuluşu,raydan çıkan bu durumu tekrar rayına oturtarak anayasamızda yer alan Türkiye Cumhuriyeti Laik, Üniter bir Hukuk Devletidir tanımlamasını tekrar hayata geçirmektir. Anayasal ve yasal yollardan tüm bunlarla mücadele ederek, el ele vererek bunu başarabiliriz. Lütfen Atatürk' ün 1927 yılında söylediği gençliğe hitabesini bir kez daha düşünerek, sindirerek okuyalım.